
“Kişi, hep, dilegetirmek isteyip hiç dilegetiremedikleriyle karşı karşıya gelir:Bunları dile getirmeye çalışsa, bakar, hiç de o en başta dilegetirmek istedikleri değiller – sussa, o zaman da, daha önce dilegetirdikleri işe karışır: “İşte, dilegetirdiğin bizdik ya hep” derler...
Kişi, konuştukça susması gereken;
Sustukça da konuşmaya itilendir.
Kişi, ne konuşabilen, ne de susabilendir.
Kişi, dilegelemeyen – ve susturulamayandır.
Kişinin dili durmaz – suskunluğu bile, dilegelir.
Kişinin dilegelmesi, suskunluğu;
Susması da dilegelişidir.
Kişi, konuşur – ve susar;
Susar – ve konuşur.
Kişi, konuşan ve susandır.
Kişi, susan ve konuşandır.”
O. Aruoba
Kişi, konuştukça susması gereken;
Sustukça da konuşmaya itilendir.
Kişi, ne konuşabilen, ne de susabilendir.
Kişi, dilegelemeyen – ve susturulamayandır.
Kişinin dili durmaz – suskunluğu bile, dilegelir.
Kişinin dilegelmesi, suskunluğu;
Susması da dilegelişidir.
Kişi, konuşur – ve susar;
Susar – ve konuşur.
Kişi, konuşan ve susandır.
Kişi, susan ve konuşandır.”
O. Aruoba
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder